
Ananas: Vücudumuzun albümin sindirimini destekleyen bir enzim olan
Bromelain içerir. Daha önemlisi beyne giden kan yollarını temizler ve
beynin kan dolaşımını arttırır.
Anason: Sindirim sisteminin en iyi dostudur. Çin ve Hindistan’da eskiden
tıp biliminde kullanılırdı. Enfeksiyona karşı koyma gücümüzü arttırır,
sinirsel hücrelerin verimliliğini besler yani beyin ve omurilik
işlevlerini destekler. Sindirimdeki zorluklardan doğan migrenler, baş
dönmeleri, karın ağrısı gibi rahatsızlıklardan korunmak için yararlı
olur.
Avokao: Lif, A, C, E vitamini ve bazı B vitaminleri açısından oldukça
zengindir. Ayrıca potasyum yüklüdür. Potasyum eksikliği depresyona ve
yorgunluğa yol açtığı için düzenli yenmelidir. Kalp için yararlı olan
avokado aynı zamanda cildi de besler. Uzmanlar avokadoyu cildin
kırışıksız olmasında önemli rol oynayan kolajenin üretimini sağlayan bir
depo olarak değerlendiriyorlar.
Badem: Badem demir, kalsiyum, B1, B2 vitaminleri ve C vitamini
bakımından zengin bir meyvedir. Uzmanlar zekasından memnun olmayan ve
yüzündeki renksizlikten şikayet edenlere, sürekli baş ağrısı çekenlere
badem yemelerini önermektedirler.
Bal: Yüzyıllardır soğuk algınlığı ve öksürüğün tedavisinde kullanılır.
Bir tatlı kaşığı kekik ile yendiğinde astıma iyi geldiği söylenir.
Yatmadan önce yenecek olan bir kaşık bal rahat uyumanızı sağlar. Aynı
zamanda dezenfektan ve antiseptiktir.
Balık: Uskumru, sardalya gibi balıklar Omega 3 taşır ve hormonumsu bir
madde sayılan prostaglandinleri üretir. Bu sayede beyin fonksiyonları,
iyi bir görüş, öğrenme yeteneği ve koordinasyon için kaçınılmazdır.
Egzama gibi rahatsızlıkların da iyileşmesinde yardımcı olur.
Biberiye: Dolaşım ve sinir sistemini aktif hale getirir. Yaşlı
insanlarda damar sertliğine bağlı hafıza zayıflıklarında etkili olarak
kullanılır. 16yy’da gut ve romatizma hastalığından acı çeken Macaristan
kraliçesi Elizabeth biberiye suyu ile yaptığı banyolar sayesinde
sağlığına kavuşmuştur. İyi bir uyarıcı olan biberiye saça canlılık ve
parlaklık verir,saçın uzamasını hızlandırır.
Civan Perçemi: İdrar söktürücü, mide ve bağırsak gazlarını giderici ve
iştah açıcıdır. Kan dolaşımını arttırarak vücuda zindelik verir. Ayrıca
ağrı kesici ve spazm çözücü özelliğe sahiptir.
Çilek: Vücudu kuvvetlendiren bir meyvedir. Soğuk algınlığını önler,
idrar söktürür ve vücutta biriken suyu boşaltır. Bağırsakları
çalıştırır. Diyet yapanlara ve şeker hastalarına tavsiye edilir. Ancak
alerjik bünyelerde kızarıklık ve kaşıntıya yol açabilir.
Defne: Güzel kokulu ve iştah açıcı olmasından dolayı mutfaklarımızda,
balık, et yemeklerinde ve çorbalarda lezzet verici baharat olarak
kullanılır. Sindirim bozukluklarına, uykusuzluğa,romatizmaya,halsizlik
gibi rahatsızlıklara iyi geldiği söyleniyor.
Dereotu: Bu bitkinin sadece yaprakları değil, tohumu da kullanılır.
Yaprakları salatalara ve bazı yemeklere tat vermesi için kullanılır.
Tohumu ise bazı keklere, tatlılara, salatalara konur. Mide zayıflığına
ve uykusuzluğa karşı kullanılır.
Domates: C vitamini, lif ve fotokimyasallar bakımından oldukça
zengindir. Likopin diye isimlendirilen bir antioksidan sadece domateste
var. Yaşlılarda psikolojik ve fizyolojik sağlık için çok büyük önem
taşır. Cilde tazelik verir, hazmı kolaylaştırır. Asitli bir sebze olması
nedeni ile pişme sırasında
C vitaminini korumasına yardım eder. Domates olgunlaştıkça besin değeri
artar.
Dut: Beyaz dut yaprakları idrar söktürür. Aç karnına yenen beyaz dut
bağırsak kurtlarını düşürür. Mide ve bağırsakları rahatlatır. Kara dut
ise ağız ve boğaz iltihaplarına iyi gelir.
Enginar: Magnezyumlu yapısı ile ciğerlere etki eder. Uzmanlar tam
kapasite çalışan bir karaciğer ve safra kesesinin beynin sağlığı için
önemli olduğunu savunmaktadırlar. Bol bol tüketin.
Erik: Sinirleri güçlendirir. Zihin yorgunluğuna iyi gelir. İdrar
söktürerek vücudun rahatlamasını sağlar. Karaciğer şişkinliklerinde
yenmesi tavsiye edilir. Kansızlığa iyi gelir. Romatizma, mafsal
kireçlenmesinde yararlanılması gereken bir meyvedir.
Fesleğen: Hindistan kökenli olup nanenin ve kekiğin akrabasıdır. Rahat
bir gece geçirmek için güzel bir fesleğenli çorba ve fesleğenle
demletilmiş bir içecek kadar yararlı ne olabilir ki? Emziren annelere
sütlerinin çoğalması için tavsiye edilir. İştah açar.
Fındık: Fındık lif, protein ve vitamin açısından oldukça zengin, yararlı
bir
yağ deposudur. Badem, fıstık, ceviz selenyum açısından son derece
zengindir. Ceviz Omega 3 ile doludur. Salatalara, meyve salatalarına,
tatlılara ve sebze sotelere katarak tüketebilirsiniz.
Frenk Üzümü: Siyah frenk üzümü kızıl siyah renk maddesi olan ve kan
damarlarının esnekliğini arttıran anthosiyanini bol miktarda bulundurur.
Kandaki oksijen yoğunluğunu arttırır.
Hardal: Dolaşımı canlandırır,soğuk algınlığına karşı korur,depresyona ve
uyuşukluğa iyi gelir. Hardal tohumu suyu göğüs enfeksiyonlarına,
romatizmaya ve artrite faydalıdır. Zehirlenmelerde bir fincan suya bir
kaşık hardal konarak içildiği takdirde kusturur.
Havuç: 100 gramı 40 kalori içerir. Mineral tuzlar, şekerler, fosfor,
kalsiyum, sodyum, potasyum, magnezyum, demir ve başta A olmak üzere B, C
ve E vitaminleri, karaton ve karotin esansı içerdiği için, tek başına
bedenimizin günlük gereksinimlerini karşılar. Görme bozuklukları, baş
dönmesi, düşük tansiyon, bitkinlik gibi rahatsızlıkları iyileştirir.
Bronşları açar, kuru öksürüğü keser ve bağırsakları yumuşatır.
Hurma: Hurmada B vitamini, potasyum, kalsiyum ve demir bulunur.
Yapısındaki kompleks karbonhidratlar hurmayı çok yararlı bir meyve
konumuna sokuyor.
Ihlamur: Ihlamurun yatıştırıcı, idrar söktürücü, terletici ve uyku
düzenleyici özellikleri vardır. Şifalı bitkiler arasında önemli bir yeri
olan ıhlamurun ilaç içmesi sakıncalı hamile kadınların soğuk algınlığı,
grip gibi rahatsızlıklarında etkili olarak kullanıldığı görülmüştür. Soğuk algınlığına karşı en iyi doğal ilaçtır. Vücudu terleterek
ateşi düşürür ve öksürüğü keser. Özellikle bal karıştırılarak
içildiğinde hastalığa karşı vücudu güçlendirir. İçerisinde bol miktarda
su bulunduğu için organizmanın su ihtiyacını karşılar.
Kantaron: Ülser ve gastrite iyi gelir. Antiseptik ve mikrop öldürücüdür.
Yaraları iyileştirici özelliğe sahiptir.
Kavun, Kiraz: Her iki meyve de hemen hemen aynı özellikleri taşır, idrar
söktürerek böbrekleri ve kanı temizlerler. Sinirleri yatıştırarak iyi
bir uyku verirler. Cildin pürüzsüz olmasında rol oynarlar. Kavun akciğer
veremi ve kansızlıkta yaralıdır. Uzmanlar şeker hastaları ile bağırsak
ülseri olanlara tavsiye etmiyorlar.
Kayısı: Sinirleri güçlendirir ve uyku verir. Beyin yorgunluklarına ve
kansızlığa iyi gelir. Kabızlık çekenler kayısıyı taze ya da kuru olarak
yerlerse iyi gelecektir. Cilt güzelliği için bire birdir. Antioksidan
özelliği ile vücudu serbest radikallere karşı korur.
Kekik: Antiseptik, iştah açıcı, tansiyon yükseltici özelliği vardır.
Kaynar suda bekletilerek yapılan kekik suyunun birçok hastalığa iyi
geldiği söyleniyor.
Kereviz: Gut hastalığını ve romatizmayı iyileştirir. Tok tuttuğu için
diyet yapanlara özellikle önerilir. Cinsel gücü artırır. A,B,C
vitaminleri,fosfor ve çeşitli madensel tuzlar içerir.
Lahana: Lapası göğüse uygulandığında öksürüğe,alt karna uygulandığında
ise sistite iyi gelir. Bağışıklık sistemini güçlendirerek enfeksiyonları
önler. İdrar söktürücü, toksin atıcı ve antiseptiktir.
Lavanta: İdrar söktürücü ve ağrı kesicidir. Safrakesesi
rahatsızlıklarında etkilidir. Kalp atışlarını düzenler, kan basıncını
düşürür. Kuvvetli bir bitki olmasından dolayı kesinlikle fazla
kullanılmamalıdır.
Limon: Turunçgiller ailesinin en önemli üyelerinden birisidir. İyi bir
mineral deposu olan limonda A, B1, B2, B3 ve özellikle C vitamini
bulunuyor. Limon, damar sertliği ve enfeksiyonlarına karşı yararlıdır.
kan dolaşımını da düzenler. Sabahları aç karına yarım bardak suyla
karıştırılarak içilen limon suyu,aşırı asitlerin tahriş ettiği mide
mukozasını yatıştırır.
Grip ve soğuk algınlığında bir limonun suyu bir tatlı kaşığı ve bir su
bardağı ılık su ile karıştırılarak içildiğinde rahatlatıcı etki yapar.
Tuzlu su ile karıştırılıp içilirse karaciğeri,sindirimi ve kalp
atışlarını olumlu etkiler.
Mantar: Diyet yapanlar tarafından özellikle tercih edilen bir besin
türü. Bunun nedeni ise kalorisinin son derece düşük olması. Bununla
birlikte kolesterol ve karbonhidrat hiç yoktur. Ayrıca yaşlılar için
gerekli olan potasyum ve fosfor değerleri çok yüksektir. B3 vitamini ve
folik asit yönünden de çok zengindir.
Maydanoz: Yaprakları, sapı, tohumu ve kökü kullanılır. Tatlılar hariç
salata, çorba dahil her tür yemeğe, zevke göre istenilen miktarda
konabilir. Karaciğeri ve dalağı olumlu yönde etkilediği söyleniyor.
İştah açar, hazmı kolaylaştırır. İçinde bol miktarda C vitamini bulunur.
Melisa (Oğulotu): Kendine has uçucu yağları ruhsal bunalımlara, sinirsel
rahatsızlıklara iyi geliyor. Stresten kaynaklanan baş ağrılarına karşı
etkilidir. Melisa çay ve bitkisel su olarak içilebilir.
Menekşe: Terletici dolayısıyla ateş düşürücüdür. İçindeki saponin
sayesinde göğüs yumuşatıcı ve idrar söktürücüdür. Ayrıca sakinleştirici
etkisi de vardır.
Mersin Yaprağı: Yaprak ve meyvelerindeki tanen, kabız yapıcı ve mikrop
öldürücüdür. İdrar yolu iltihaplarında kullanılır. Ayrıca sakinleştirici
özelliği vardır.
Mısır: Protein, yağ ve çeşitli şekerler içerir. Otuz altı biçimde
kullanılır. Meksikalılar ondan alkollü içki bile yaparlar. Mısır
püsküllerinin yatıştırıcı ve idrar söktürücü özelliği vardır. Mide,
bağırsak için tahriş edici olmadığından sakınca görmeden
kullanılmaktadır. Ama ne durumda olduklarını bilmeden mısır püsküllerini
gelişi güzel kullanmayın.
Muskat: (Küçük Hindistancevizi)Bu bitkini ana yurdu Moluk Adalarıdır.
Küçük hindistancevizi etlere, böreklere ve keklere çok yakışır,hatta
sıcak şaraba katılır. Sindirimi kolaylaştırması için bebek mamalarında
kullanılır. Küçük hindistancevizi bütün olarak alınmalı ve gerektiği
kadar rendelenmeli. Uzmanlar uyku probleminiz varsa bir bardak sütün
içerisine bir bıçak ucunun dörtte biri kadar h.cevizi tozu ilave etmeyi
tavsiye ediyorlar. Fazlası zararlıdır.
Nane: Nane çay olarak içildiğinde mide ve bağırsak gazlarını, ishal ,
mide bulantısı ve kalp çarpıntılarını önleyici etkisi vardır. Mide
ülseri olan kişilerin bu çayı dikkatli kullanması gerekir. Taze ya da
kuru olarak yemeklerde, soslarda ve salatalarda tatlandırıcı olarak
kullanılır.
Patates: Çiğ olarak cilt ülserlerine ve kesiklere iyi gelir. Baş
ağrısına karşı rendelenmiş ya da halka halka doğranmış patatesi
şakaklarınıza koyun. Kaynatılmış kabukları tansiyonu düşürür. Mide
ülseri, kabızlık ve hazımsızlık sorunlarında da suyundan faydalanılır.
Pırasa: Pırasada B vitamini, demir, kalsiyum, fosfor, magnezyum,
potasyum gibi mineraller bulunur. En büyük özelliği tok tutmasıdır.
Özellikle diyet yapanlara önerilir. Kansızlık, romatizma, gut ve damar
hastalıklarına karşı doğal ilaçtır. Cildi güzelleştirir, kanı temizler
ve toksinlerden arındırır, bağırsakları yumuşatır.
Rezene: Genellikle sakinleştirici, gaz ve sancı giderici özelliktedir.
Süt veren annelerde sütü arttırır. İdrar söktürür yaprakları yaraların
iyileşmesini kolaylaştırır.
Roka: Yaprakları kanı temizler ve kan dolaşımını düzenler. Vitamin ve
mineral bakımından çok zengin olduğundan vücudun direncini arttırır.
Yaprakları ve tohumu öksürüğü keser, iştah açar.
Safran: Sinir sistemini uyararak vücuda kuvvet verir. Kabız etkisi
vardır, adet söktürücüdür.
Sarımsak: Halk arasında doğal ilaç olarak bilinir. Çiçek köklü
sebzelerden biri olan sarımsak, hücrelerin yaşaması için gerekli olan
özler içerir. Sarımsak doğadaki en güçlü panzehirlerden biridir.
Günümüzde bağırsak parazitleri tedavisinde kullanılıyor. Aynı zamanda
hipertansiyona karşı da etkili koruma sağlıyor. Uzmanlara göre çok
sarımsak yemek tehlikeli olabilir. Aşırı doz anemi, astım gibi
hastalıklara yol açabilir. Doğrusu ise günde bir iki diştir.
Sebze ve Meyve: Yüzde doksanı su olan sebzeler yüzde 2-3 oranında da lif
içerirler. Öğünlerinizde bir tabak sebze yediğinizde hem sağlıklı
beslenmiş olursunuz hem de midenizin çalışmasını hızlandırırsınız.
Meyveler ise C vitamini yönünden zengin olduklarından vücudun mikroplara
karşı direncini arttırırlar. İçerdikleri vitamin ve minerallerden dolayı
sofralarınızdan eksik etmeyin.
Sirke: Sirke ateşi düşürür. Sistit ve gut enfeksiyonlarını tedavi
etmekte yararlı olabilir. Tuzla karıştırılarak içildiği zaman sistemi
zehirden arındırır. Bal ile birlikte alındığında yüksek tansiyona,mide
ülserine,bağırsak enfeksiyonlarına ve uykusuzluğa iyi gelir.
Soğan: Antiseptik, toksin atıcı, idrar söktürücü, kan dolaşımını
düzenleyici, nefes açıcı, kolesterol, şeker ve tansiyon düşürücü
özellikler sahiptir. Soğan, mide şişkinliklerini rahatlatır ve kabızlığı
önler. Arı ve böcek sokmalarında bir dilim soğan acıyı alır. Soğan suyu
yanıklara, kesiklere, hayvan ısırıklarına faydalı olur. Suyunun günde
iki kere sürülmesi siğillerin kaybolmasına yardımcı olabilir.
Su: Her ne kadar bazılarımız “su bile içsem yarıyor”dese de, su
vücuttaki biyokimyasal maddeleri dengelediği için toksinlerin vücuttan
atılmasını sağlar. Böylece vücut zararlı maddelerden temizlenir.
Uzmanlara göre beynimizin %80’i sudur. Su eksikliği beynimizdeki mineral
yoğunluğunu ve kullanımını da sınırlar. Günde en az bir buçuk litre su
içmek gerekiyor.
Tarçın: İştah açar,bulantıyı giderir, ishali keser. Vücudu
kuvvetlendirici özelliği vardır. Bağırsak gazlarına iyi gelir. Mikrop
öldürücü etkisinden dolayı besin zehirlenmelerine karşı koruyucu rol
oynar.
Tuz: Vücudumuzdaki tuz oranı doğrudan doğruya hayati fonksiyonlarımıza
yansır. Tuz oranının düşük olması bedensel ve zihinsel verimi düşüreceği
gibi fazla olması da kan dolaşımını, özellikle beyindeki kan dolaşımını
bozar. Tuzu dikkatli kullanın.
Yoğurt: A,B,E vitaminleri,mineral tuzlar,kalsiyum,fosfor,magnezyum
içerir. Her gün 125 gr yoğurt tüketmek hazımsızlık, mide ve bağırsak
hastalıklarını önler. Cildi pürüzsüzleştirir, saçlara parlaklık verir.
Süt şekerini laktik asite dönüştürdüğünden kalorisi düşüktür. Bundan
dolayı beslenme uzmanları diyet yapan kişilere yoğurdu öneriyorlar.
Zencefil: Hindistan’dan yeryüzüne dağılmıştır. Thai,Çin,Hint yemeklerine büyülü tadı veren zencefildir. Parfüm sanayinde de zencefil kokusundan
faydalanılıyor. Körpe kök ve sapları pişirilerek yendiği gibi
yatıştırıcı ve gaz söktürücü ilaç olarak da kullanılır. İştah açıcıdır.
Solunum yolları rahatsızlıklarında tavsiye edilir.
Zeytinyağı: Başta E olmak üzere A,D,K vitaminleri içerir.
Zeytinyağının bağırsak, idrar yolları, safra kesesi rahatsızlıklarında
ve gastritin giderilmesinde etkisi vardır. Çocukların beyin gelişimini
ve kemiklerinin güçlenmesini hızlandırır. Bu vitaminler sayesinde
hücrelerin yenilenmesinde doku ve organların yaşlanmasını geciktirmede
etkilidir. Cildi besler,saçları korur. İçerdiği linolenik asit sayesinde
yağsız inek sütüne katıldığında(bir kaç damla)anne sütünden kesilmiş
bebekler(dört buçuk aydan sonra) için ideal doğal besin olduğu söylenir.
Zeytinyağının en önemli özelliklerinden biri de kalp, damar hastalıkları
üzerindeki olumlu etkisidir. Kalp krizi riskini azalttığı gözlenmiştir.
|